Makaleler
"OLASI KAST" VE "BİLİNÇLİ TAKSİR" NEDİR?

BİLİNÇLİ TAKSİR VE OLASI KAST KAVRAMLARI..

Ehliyetsiz Araç Kullanmak Tek Başına Bilinçli Taksir Olarak Kabul Edilemez

1-)Olayda failin ehliyeti olmaması, tek başına suçun bilinçli taksirle irtikap edildiği anlamına gelmez.

2-)Sürücü belgesiz araç kullanma başlı başına suçun bilinçli taksirle işlendiğini göstermeyeceği gibi, sanığın 3,5 metre genişliğindeki ham yolda direksiyon hakimiyetini kaybederek kullandığı traktör ve römorkun devrilmesine neden olması şeklinde gelişen olayda bilinçli taksirin koşullarının bulunmadığı ve olayda yaralanan mağdur Huriye'nin sanık hakkında şikayetçi olmaması karşısında, sadece bir kişinin ölümünden sorumlu tutulması gerektiği ve eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1. maddesine uyduğu gözetilmeden anılan Kanun'un 85/2. maddesi ile hüküm tesisi, kanuna aykırıdır(9.CD  17.03.2009 tarihli ve     2007/7536 E, 2009/3112 K. sayılı içtihadı)

3-)Meskun Mahalde 200 promil alkollü olarak karşı şeride geçmek

4-)Sürücü belgesiz,  18 yaşından küçük  tek yönlü yolda  ters yönden seyretme sonucu kaza yapmak

5-)Kırmızı ışık yanarken geçip yaya çarpmak,

6-)Başka araçla yarışa girip kazaya neden olmak,

7-)Oyun oynarken  havaya ateş etme sonucu  yaralama ve ölüme sebebiyet vermek,

8-) Aşırı alkollü ve uykusuz araç kullanmak

9-)Sanığın 205 promil alkollü olarak, Aydın-İzmir otobanında otomobili ile seyrederken lastiğinin patlaması nedeniyle ileride sağ şerit üzerinde durmakta olan araca, alkolün de etkisi ile zamanında farkedemeyip dikkatsiz ve  dikkatsiz bir şekilde mevcut hızıyla çarparak dört kişinin ölümüne neden olduğu olayda bilinçli taksir şartlarının oluştuğu gözetilmeden değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırıdır. (9.CD  15.12.2009 tarihli ve Esas No:2009/16360  Karar No:2009/12557  sayılı içtihadı)

10-) Aşırı alkollü ve tam kusurlu olarak olaya neden olan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın kamyon şoförü  540 promil alkollü olarak karşı şeride girerek kendi şeridinde seyreden motosiklet kullanan ölene çarparak ölümüne neden olması söz konusudur.Bilirkişi raporu ve mahkemenin kabulü ile sanık tam kusurludur. 9.CD 2010  tarihli ve  Esas No:2009/20250  Karar No:2010/2984 sayılı içtihadı)

11-)Sanığın yönetimindeki kamyoneti ile tek yönlü, çift şeritli, 7 metre genişliğindeki yolda seyri sırasında, arızalanması nedeniyle kaplama üzerinde ve kaldırıma 50 cm mesafede park etmiş bulunan  Ulusoy'a ait aracın açık olan sol kapısına ve kapının dış kısmında arızayı gidermek için bulunan ölene çarptığı, olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gözetilmeden hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun  45/son maddesinin uygulanması, suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırıdır (9.CD 30.11.2010 tarihli ve  Esas No:2009/451  Karar No:2010/12002  künyeli içtihadı)

12-) 214 promil alkollü olan sanığın şerit ihlali yaparak karşı şeritten gelen sanık Şahin’in kullandığı araç ile çarpışması şeklinde gelişen olay nedeniyle hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerekir((9.CD 08.03.2011 tarihli ve  Esas No:2009/4284 Karar No:2011/1594 künyeli içtihad)

13-)Sürücü belgesi bulunmayan sanığın, meskun mahalde hızı ve acemiliği nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedip, 41 metre lastik izi ile karşı şeride geçerek yol dışına çıkması, önce bir ağaca, kaldırım üzerinde bulunan park halindeki bir motosiklet ile yayalara çarpıp, sonra bir evin duvarına çarparak durması şeklinde gelişen olayda; TCK'nın 22/3. maddesinde öngörülen bilinçli taksirin oluştuğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle ek12sik ceza tayini hukuka aykırıdır(9.CD  22.06.2010 tarihli Esas No:2009/13454   Karar No:2010/7469 sayılı içtihadı)

Bilinçli Taksir ve Olası(Muhtemel) Kasıt

1-)Taksirin özel bir şekli olan bilinçli taksir ile olası (veya muhtemel) kast birbirlerinden ayrılan temel husus failin, psikolojik halidir.Muhtemel kast halinde suç irtikap edilirken fail umursamaz ve aymazlık  ruh hali içindedir.Buna karşılık, biliçli taksir ile suç irtikap edilirken fail, tedirginlik halindedir.Kendince suçun olmaması için elinden gelen gayreti gösterir

2-)Bilinçli taksirde ve olası(gayri muayyen) kasıtta fail,  hareketi bilerek ve isterek yapar.Ancak bilinçli taksirde neticenin meydana gelmeyeceğine dair samini bir inancı vardır. Olası (veya muhtemel) kasıtta ise, neticenin meydana gelmesine karşı fail vurdumduymaz  veya bir aymazlık içindedir.

3-)Silahla, hareket halinde  bulunan otobüsteki hasmına ateş eden kişi, hasmının yanındaki kişinin de ölebileceğini öngörür ancak, ateş etmeye devam eder.Bura da, hasmının yanındaki kişinin ölmesi fail için önemli değildir.Fail ' ne olursa olsun  olsun' anlayışı içindedir.

4-)Alkollü ve aşırı hızla trafik kazasına sebebiyet veren kişi kazaya sebebiyet vereceğini bilir; ancak şahşi yetenekleri sayesinde kaza  yapmayacağına inanır.Yoğun sisli ve buzlu bir havada aşırı hızlı araç kullanarak kazaya sebebiyet veren kişi bilinçli taksirle yaralamadan sorumludur.

5-)Biliçli taksirle suç irtikap edildiğinde adi taksire göre, fail alehine bazı sonuçlar vardır. Buna karşılık, Muhtemel kasıtla  suç işlendiği zaman kastla irtikap edilen suçtan dolayı verilen ceza 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 21/2 maddesine göre verilen cezadan indirim yapılır.

6-)Dosya içeriği ile; olay yerinin bölünmüş ve 3 şeritli asfalt yol olduğu, olay yerinde ışık kontrollü kavşak sistemi ve kavşak içinde yaya geçidi çizgilerinin bulunduğu; alkollü olan ve aracı ile İzmit yönünden Sakarya yönüne gitmekte olan sanığın, olay yeri olan D-100 Köseköy ışıklı Kavşağına geldiğinde, yayalara yeşil ışık, araçlara kırmızı ışık yandığı, diğer araçların durarak beklediği, yayaların yaya geçidinden geçtiği sırada, yaya geçidinden geçmekte olan yayalara çarpacağını, bu çarpmanın yaralanmayla ya da ölümle sonuçlanabileceğini öngörmesine karşın, aracının hızını kesmeden, duran araçların sağından geçerek kavşağa girdiği, yaya geçidinden, sanığın gidiş yönüne göre yolun solundan yolun sağına geçmekte olan maktüle N.Y.’a kaldırıma 3.50 metre kala çarptığı ve yaklaşık 20 metre sürüklediği, olay yerinden kaçtığı; maktülenin, kafatası travması zemininde gelişen beyin kanaması ve genel vücut travması zemininde gelişen etraf kemiği kırıkları ile müterafik iç ve dış kanamanın müşterek sonucu olarak öldüğü; eylemin olası kasıtla insan öldürme suçunu oluşturduğu anlaşıldığı halde, 5237 sayılı Türk Ceza K.anunun 81, 21/2 ve 53 maddeleri uyarınca hüküm kurulması yerine, bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,  (1.CD  31/12/2007 tarihli ve  Esas No:2006/8147 sayılı içtihadı)

7-)Bilinçli taksirde  gerçekleşen sonuç, fail tarafından  öngörüldüğü halde  istenmemiştir.Fail  neticeyi gerçekten öngördüğü halde, sırf şansına veya başka dış etkenlere  hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek  sonucun meydana gelmeyeceği inancıyla hareket etmiştir. Öngörülen ve istenmeyen muhtemel nericenin meydana gelmesi tüm gayretlere rağmen engellemiyorsa bu durumda  bilinçli taksir söz konusudur.Bilinçli taksirde fail neticeyi öngörüyor, istemeyen neticenin meydana gelmesi için bir gayret içindedir.Netice failce bilinmesi halinde, fiil yine  de  fail tarafından yapılıyorsa muhtemel kast söz konusudur. kastta fail, neticenin olmaması için en azından bir gayret ve çaba  göstermiyor ( 24.11.2009/185-273 sayılı içtihadı)

8-) Sanığın, olay gecesi düğün yerinde insanların bulunduğu ortamda genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde havaya doğru ateş ettiği sırada tabancasının tutukluk yapması üzerine, tetik hakimiyetini bırakmadan ve hiçbir önlem almadan gereksiz yere topluluğun üzerine doğru tutarak silahını atışa elverişli duruma getirmek için uğraşırken tetiğe basınç uygulayarak ateşlediği silahtan çıkan kurşunun topluluk içinde bulunan Mustafa'ya değmesi sonucu ölümün meydana geldiği olayda;sanığın, öldürme sonucunun meydana gelebileceğini öngörmesine karşın eyleminden vazgeçmeyerek sürdürmesinin olası kastla insan öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, bilinçli taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,bozmayı gerektirmiş,( 1.CD  27.01.2009  tarihli  Esas No:2008/6257 Karar No:2009/200  sayılı içtihadı)

Bilinçli Taksirle Suç İşlenmesi Halinde Verilecek Ceza Arttırılır

1-)Bilinçli taksirle suç işlenmesi halinde, verilecek ceza  5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22/3. maddesine göre üçte birden yarsına kadar arttırılır

2-)Bilinçli taksirle taksirle irtikap edilen suçlardan dolayı verilecek cezalar,  5237 sayılı  Türk Ceza Kanunu'nun 22/3. maddesi gereğinde üçte birden yarıya kadar arttırılır.Alkollü olduğu halde,   aşırı hız  yaparak şehir içinde birden fazla kişinin ölmesine sebebiyet veren  kişi bilinçli taksirle suç işlediğinden verilecek ceza üçte birden yarıya kadar arttırılır.Aynı şekilde, bilinçli taksirle taksirle yaralamaya sebebiyet verilmesi halinde verilecek ceza  üçte birden yarısına kadar arttırılır .

Bilinçli Taksirle İrtikap Edilen Suçlar Şahsi Cezasızlık Kapsamı Dışındadır

1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22/6. maddesine göre,   taksirle neden olan netice, münhasıran failin şahsi veya ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesi gereksi kılacak şekilde  mağdur olmasına yol açmışsa, ceza verilmez. Bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilir. Alkollü bir şekilde kaza yapıp, eşi ve çocuğunun ölümüne sebeb olan kişi, hakkında şahsi cezasızlık sebebi uygulanmaz.

2-)Hukukumuzda taksir(reclessneess) ikiye ayrılmakta olup,  bunlardan biri adi taksir diğeri de bilinçli taksirdir.

Bilinçli taksir de, daha yoğun bir kusurluluk hali söz konusudur.Bilinçli taksirde fail kuralı ihlal ettiğinin farkındadır;  ancak buna rağmen, şahsi yeteneklerine güvenerek  korkulanın olmayacağı inancıdadır. Kötü neticenin olmaması için elinden geleni yapar, ancak kazanın meydana gelmesine engel olamaz.Sonuç kesinlikle istenmez.

3-)Bilinçli taksirle meydana gelen kazada yaralanma 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 89/1. maddesi dışında ise, bu durumda şikâyet aranmadan fail hakkında dava açılır.Faile verilecek ceza da üçte birden yarıya kadar arttırılır.Fail yada failller hakkında taksirle yaralama suçundan dava açıldığında; artık 5237 sayılı Kanunun 179/2 veya 3. maddesine mümas tehlikeli şekilde araç kullanma suçundan dava açılamaz.

4-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22/6. maddesine göre,  taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran  failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın verilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol  açmışsa ceza   verimez.Ancak bilinçli taksir  halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar azaltılr.

5-)Bilinçli taksirle taksirle irtikap edilen suçlardan dolayı verilecek cezalar  5237 sayılı  Türk Ceza Kanunu'nun 22/3. maddesi gereğinde üçte birden yarıya kadar arttırılır.Alkollü olduğu halde,aşırı hız  yaprak şehir içinde birden fazla kişinin ölmesine sebebiyet veren  kişi bilinçli taksirle suç işlediğinden verilecek ceza üçte birden yarıya kadar arttırılır

Bilinçli Taksirle İrtikap Edilen Suçlardan Dolayı Verilen Hapis Cezası Paraya Çevrilemez

1-)Taksirle irtikap edilen suçlardan dolayı verilen hapis cezası, diğer koşulların varlığı halinde, süresi ne kadar uzun olursa olsun,  para cezasına çevrilebilir. Ancak, bilinçli taksirle irtikap edilen suçlardan dolayı verilen hapis cezaları para cezasına çevrilemez

2-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/4(son cümlesi) göre, taksirli suçlardan dolayı verilen  hapis cezaları süresine bakılmadan para cezasına çevrilebilir. Ancak suç bilinçli taksirle irtikap edilmiş ise, verilen hapis cezası paraya çevrilemez

BASİT ANLATIMLA:

OLASI  KAST (Ne  olursa  olsun mantığı ile hareket etmek!..)

1-Düğünde, kalabalığın içinde,  sağa  sola  ateş  etme  sonucu,  birini  vurmak.

2-Yayalar geçtiği sırada; kırmızı ışıkta durmayarak, hızla geçerken birine çarpmak.

3-Müteahhidin az  ve/veya  kötü  malzeme  kullanması  sonucu,  binanın  çökmesi  ve  insanların  ölmesi  veya  yaralanması. (Malzeme uygun olmasına rağmen hesap  hatası  sonucu  aynı  sonuç  doğarsa,  sadece taksir!)

BİLİNÇLİ  TAKSİR  (Sonucu  öngörüp,  gerçekleşmesini  istememe  durumu/ inşallah bir şey olmaz mantığı ile hareket etmek!..)

1-Sirkte bıçak atma göstericisinin, attığı  bıçaklardan birinin mankene  değmesi.

2-Hız sınırını aşma sonucu, aracı fren  mesafesinde durduramamak ve  birine çarpmak.

3-Sürat teknesiyle, dubalarla çevrili alana girme sonucu,  denizde dibe dalan birine çarpmaktır..