
Kadın işçiningebelik, doğum ve devamındaki süreçlerde sahip olacağı haklarla ilgili olarakİş Kanunu ve ilgili mevzuatta bir takım düzenlemelere yer verilmiştir. Budüzenlemelerden ilki, işverenin eşit davranma ilkesi kapsamında hamile işçiyefarklı bir uygulama yapmasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
1) İşverenin Eşit Davranma Yükümlülüğü
Kadın işçiningebelik, doğum ve devamındaki süreçlerde sahip olacağı haklarla ilgili olarakİş Kanunu ve ilgili mevzuatta bir takım düzenlemelere yer verilmiştir. Budüzenlemelerden ilki, işverenin eşit davranma ilkesi kapsamında hamile işçiyefarklı bir uygulama yapmasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
İşveren tarafından,biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye,iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında vesona ermesinde, cinsiyet veya gebeliknedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapılması mümkün değildir (İK m.5). Bu kapsamda örneğin işçinin hamileliği sebebi ile İK m. 74/4kapsamında daha hafif işlerde çalıştırılması, işçiye daha düşük ücretödenmesine bir gerekçe teşkil etmemektedir. Yine, doğum izni sona eren veçalışmaya başlayan işçinin önceki pozisyonunda ve aynı koşullarla işebaşlatılmamış olması da ayrımcılık yasağının ihlali kapsamındadeğerlendirilmektedir[1].İşverenin açıklanan düzenlemeye aykırı davranışı eşit davranma yükümlülüğününihlali teşkil etmekte olup, bu halde işçi, dört aya kadar ücreti tutarındakiuygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da işverenden talep edebilir.
Anılan durumunvarlığını ispat yükü işçidedir. Ancak işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlübir biçimde gösteren bir durumu ortaya koymuş ise böyle bir ihlalin mevcutolmadığını ispat yükü işverene geçer[2].
2) Hamileliğin Geçerli Fesih Nedeni Sayılmaması
Yukarıda bahsedileneşit davranma yükümlülüğü, iş akdinin feshinde de işveren tarafından uyulmasıgereken bir ilke olup İş Kanunu m. 18’de gebelikle ilgili olarak bu husustaayrı bir düzenlemeye yer verilmiştir.
İş Kanunu m.18’egöre; otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemiolan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçininyeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işingereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanma zorunluluğu bulunmaktadır.Maddede, geçerli fesih nedeni teşkil etmeyecek olan durumlar sayılmış ve (d)bendinde “Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik,doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler” geçerli fesih nedenioluşturmayacak durumlar arasında belirtilmiştir. Bu şekilde, hamile kadınınsırf hamile olması sebebi ile işten çıkartılmasının önüne geçmek amaçlanmıştır.
Yine bu süreçte geçerlifesih nedeni teşkil edemeyecek hallerden biri İK m. 13/5’te düzenlenmiştir.Aşağıda detaylı olarak değinileceği gibi, İK m. 74’te gebelik ve doğumsürecinde işçiye tanınan izin sürelerinin bitiminden sonra mecburi ilköğretimçağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar bu maddeye göreebeveynlerden biri kısmi süreli çalışma talebinde bulunabilir. Maddede bu talebinişveren tarafından karşılanacağı ve geçerli fesih nedeni sayılamayacağı düzenlenmiştir.
İşçinin iş akdininyukarıda sayılan yasa hükümlerine aykırı olarak işveren tarafından feshedilmesihalinde işçi tarafından iş güvencesi hükümleri kapsamında feshingeçersizliği talebi ile dava açılması mümkündür. Bu durumda mahkemecefeshin geçersizliğine hükmedilirse işveren tarafından işçinin işe başlatılmasıveya işçiye boşta geçen en çok dört aya kadar olan süreye ilişkin ücretinin veen az dört en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki işe başlatmama tazminatınınödenmesi gerekmektedir.
Gebelik sebebi ileiş akdi işverence feshedilmiş olan işçinin iş güvencesine tabi olmamasıhalinde ise işçi tarafından fesih hakkının kötüye kullanıldığı gerekçesi ile İKm. 17/6’da düzenlenen kötüniyet tazminatının kendisine ödenmesi veyakoşulları oluşması halinde sendikal tazminat ödenmesi talep edilebilir.
Yukarıda işverenineşit davranma yükümlülüğü başlığı altında yer verilen ayrımcılık tazminatı, işvereniniş akdini gebelik sebebi ile feshetmesi halinde de gündeme gelmektedir.Ayrımcılık tazminatının diğer tazminatlarla (iş güvencesi ve kötüniyettazminatı) birlikte talep edilip edilmeyeceği hususu doktrinde tartışmalı isede kanunda sendikal tazminat ve ayrımcılık tazminatına birliktehükmedilemeyeceği açıkça düzenlenmesine rağmen diğer tazminatlarla ilgili böyleaçık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle hükmün mefhumu muhalifinden(karşıt kavramından) ayrımcılık tazminatı ve kötüniyet tazminatına birliktehükmedilebileceği; yine ayrımcılık tazminatı ile iş güvencesi tazminatınabirlikte hükmedilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Gebeliğin, işveren tarafından iş akdinin feshinde haklı neden teşkiletmesine ilişkin düzenlemeye ise İş Kanunu’nun 25/I maddesinde yer verilmiştir.Buna göre, gebelik sebebi ile işverenin iş akdini feshedebilmesi içinöncelikle İK m. 74/I’de düzenlenen on altı haftalık sürenin geçmesi ve ardındanİK m. 17 uyarınca işçinin kıdemine göre belirlenecek bildirim süresinin geçmesininbeklenmesi gerekmektedir. Bu süreler içinde iş akdi askıda olduğundanişveren tarafından feshedilebilmesi mümkün değildir. Bu süreler içinde işçiücrete hak kazanmaz; işçiye SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.Anılan hüküm, iş akdinin bildirimsiz feshini düzenlemekte olduğundan bu haldeişçinin ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır. Ancak mülga İşKanunu’nun kıdem tazminatına ilişkin yürürlükte olan 14. maddesinde, anılannedenle iş akdinin işverence feshedilmesi halinde koşulları mevcut ise işçininkıdem tazminatına hak kazanacağı düzenlenmiştir.
3) Çalışma Koşullarının Düzenlenmesi
Hamile işçininçalışma koşullarının ne şekilde düzenleneceği ve bu süreçte sahip olacağıhaklar İş Kanunu ve sair yasal mevzuatta ele alınmıştır.
İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun 30. maddesine dayanılarak çıkarılan Gebe veya EmzirenKadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik hükümlerinde hamile ve emziren işçilerin çalışma koşullarıile ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Buna göre:
Bunun yanı sıra İşyeri Bina ve Eklentilerinde Uygulanacak Asgari Sağlık ve Güvenlik Önlemlerineİlişkin Yönetmelik’in Ek-1’de sayılan şartlarından 49. Maddesine göreişyerinde gebe ve emziren kadınların uzanarak dinlenebilecekleriuygun şartların sağlanması gerekir.
4) Doğum İzni, Emzirme İzni ve Ücretsizİzin Hakları:
Hamilelik ve doğumsürecinde kadınların izin haklarına ilişkin düzenleme İş Kanunu’nun 74.maddesinde yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre kadın işçilere tanınan haklar şuşekildedir:
a) Doğum İzni:
b) Ücretsiz İzin:
c) Emzirme İzni:
d) Kısmi Süreli Çalışma Hakkı:
5) Mali Haklar
5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 18. maddesindeki düzenlemeuyarınca, kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahatraporu alınmış olması şartıyla; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendiile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralıalt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan öncekibir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olmasışartıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelikhalinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilâveedilerek çalışmadığı her gün için; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendiile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralıalt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, erken doğum yapması halindedoğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekiminonayıyla doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde, doğum sonrasıistirahat süresine eklenen süreler için geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Av.Sevil PEHLİVAN
[1]Nitekim Yargıtay 9. HD 2009/19835E., 2011/46440K., T. 29.11.2011 sayılıilamında bu yönde hüküm kurulmuştur: “Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacıişçinin daha önce açtığı işe iade davasında, doğum izninde olduğu bir dönemdedavacının yerine başka bir kişinin atanması ve izin sonrası davacıya başka birgörev teklifi İş Kanunu hükümlerine aykırı olarak değerlendirilmiş ve davacınınyapılan görev değişikliğini kabul etmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshihaklı ve geçerli bulunmamış, davacının önceki işine iadesine karar verilmiştir.Davalı işverenin temyizi üzerine kesinleşen karara dayanılarak davacı işçitarafından yapılan işe başvuru da işverence reddedilmiş ve işe başlatılmayaraktazminatları ödenmiştir. Kesinleşen işe iade kararı da işverence yapılandeğişikliğin organizasyon değişikliği kapsamında geçerli bir nedenedayanmadığını ortaya koymaktadır…Yapılan bu açıklamalara, dosya içeriğine veözellikle kesinleşen işe iade kararı gerekçesine göre davacı işçinin doğumiznini kullanması sebebiyle kabulü mümkün olmayan daha alt bir görev teklifedildiği ve işçi tarafından kabul edilmemesi üzerine de iş sözleşmesininfeshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının doğum iznini kullanması ve analıksebebiyle maruz kaldığı bu durum 4857 sayılı Iş Kanunu kapsamındadeğerlendirildiğinde ayrımcılık tazminatının koşullarının oluştuğu kabuledilmelidir. Yine aynı hükme göre yoksun kalınan hakların talebi de yerindedir.”
[2]Yargıtay 9. HD 2016/1423E., 2019/11167K. T.15.05.2019 “Eşit davranma borcunaaykırılığı ispat yükü işçide olmakla birlikte, anılan maddenin son fıkrasındayer alan düzenlemeye göre işçi ihlalin varlığını güçlü biçimde gösteren birdelil ileri sürdüğünde aksi işveren tarafından ispatlanmalıdır. Somut uyuşmazlıkta;dava dilekçesinde davacının işten haksız olarak çıkarıldığı, feshin gerçeknedeninin davacının hamileliği olduğu ve bu nedenle ayrımcılığa uğradığı iddiaedilerek 4857 Sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesineaykırılık tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Dosya içeriği ve mailyazışmalarına göre, davacı işçinin işyerinde olumsuzluklara neden olan birçalışmasının bulunmadığı, aksine yaptığı çalışmaların yöneticisi tarafındantakdir edildiği, davacının 04.07.2014 tarihli hastane yazısı ilehamileliğini davalı işverenliğe bildirdiği, ardından davacının yöneticisitarafından işyeri insan kaynakları müdürlüğüne yazılan 05.07.2014 tarihliyazıda, davacıdan verim alınamadığı gerekçesiyle kendisiyle çalışmakistenmediğinin bildirildiği, bunun üzerine işverence iş sözleşmesinin07.07.2014 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki mevcut delildurumuna göre davacının hamileliği nedeniyle ayrımcılık yapılarak işsözleşmesinin feshedildiği anlaşılmakta olup, ayrımcılık tazminatının koşullarıoluşmuştur. Davalı işveren ise 4857 Sayılı Kanun'un 5. maddesinin sonfıkrasına göre bir ihlalin mevcut olmadığını kanıtlayamamıştır. Mahkemecedavacının çalışma süresi de dikkate alınarak, anlan yasanın 5. maddesikapsamında ayrımcılık tazminatına hükmedilmesi gerekirken tazminat talebininreddine karar verilmesi hatalıdır.”